<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?><feed xmlns="http://www.w3.org/2005/Atom" ><generator uri="https://jekyllrb.com/" version="3.10.0">Jekyll</generator><link href="https://ahmetarvas.tr/feed.xml" rel="self" type="application/atom+xml" /><link href="https://ahmetarvas.tr/" rel="alternate" type="text/html" /><updated>2026-08-19T17:50:59+00:00</updated><id>https://ahmetarvas.tr/feed.xml</id><title type="html">Ahmet Arvas</title><subtitle>Kisisel blog&apos;um cesitli yazılar paylasıyorum.</subtitle><author><name>Ahmet Arvas</name><email>ahmet.arvas@agu.edu.tr</email></author><entry><title type="html">Anahtarlık Postundan Sonra Olanlar</title><link href="https://ahmetarvas.tr/2026/05/28/anahtarlik-postundan-sonra-olanlar.html" rel="alternate" type="text/html" title="Anahtarlık Postundan Sonra Olanlar" /><published>2026-05-28T00:00:00+00:00</published><updated>2026-05-28T00:00:00+00:00</updated><id>https://ahmetarvas.tr/2026/05/28/anahtarlik-postundan-sonra-olanlar</id><content type="html" xml:base="https://ahmetarvas.tr/2026/05/28/anahtarlik-postundan-sonra-olanlar.html"><![CDATA[<p class="drop-cap"> Dersler pek onları ciddiye alamadığımdan beklediğim gibiler. Elbet düzeleceklerdir... onlar düzelmese de başka şeyler düzelir. Hayat spesifik şeylerden spesifik bir hal bekleyemeyecek kadar kısa. Tüm bunlar bir tarafa bazı şeyleri kaydetmek istedim, yakın arkadaşlarımdan Tülin'e geçen web sitesine eklemiş olduğum elimdeki artıklarla yapmaya çalıştığım gif gösteren AI destekli anahatarlığın linkini atmıştım. (https://www.ahmetarvas.tr/projects/2026-01-23-BUILDING-SIMPLEST-AI-KEYCHAIN-FRIEND-YUU.html)  Yani basit bir proje idi Ramazan bayramı sonuydu, yeni bir döneme başlayacaktık. Beklemediğim şekilde bundan lise öğrencilerine yaptırıp verelim gibi bir fikir çıktı kendisinden onların mühendisliğe olan ilgileri artar diye, ben de geçmişte roketçiliğe zaman ayırırdım dolayısıyla benden de liseliler için roketçiliğe giriş eğitimi bekleniyordu. Her şeyi kendileri yapmalı diye düşündüm bütçe de bulunmuştu bir yerlerden bayağı elle yatırmayı deneyimlesinler diye A3-8 motorların koyulabileceği küçük bir gövdeyi el işi kağıdını PVC boruya sarıp katman katman tutkallayacakları bir plan kurdum. Bu arada benim dahil olamadığım anahtarlık etkinliğinde lise öğrencileri aşağıdaki gibi bir sistemin sahibi olmuşlar: </p>

<div style="text-align: center; margin: 30px 0;">
    <img src="/assets/images/lise_anahtarlik_etkinligi.png" alt="Lise Anahtarlık Etkinliği" style="max-width: 100%; width: 550px; height: auto; border-radius: 8px; box-shadow: 0 8px 24px rgba(0, 200, 255, 0.15); border: 1px solid var(--accent-cool);" />
</div>

<p>Bir blog yazısının buraya kadar geleceğini düşünmezdim doğrusu ve 2026 yılında yaklaşık 20 adet yapılmış, komik bir durum.</p>

<p>Evet roket işine geri dönebiliriz. Dediğim gibi liseli gençler roket gövdeleri, kanatçıkları ve burun konileri hatta paraşütleri, kısacası motor hariç her kısmı kendi elleriyle ürettikleri roketlere sahip oldular. Arkadaşım Ali’nin de çıktığı aşağıdaki fotoğrafta nasıl el işi kağıdı sarılır ve tutkallanır gösteriyorum.</p>

<div style="text-align: center; margin: 30px 0;">
    <img src="/assets/images/roket_govde_hazirlama.png" alt="Roket Gövdesi Hazırlama" style="max-width: 100%; width: 550px; height: auto; border-radius: 8px; box-shadow: 0 8px 24px rgba(255, 0, 127, 0.15); border: 1px solid var(--accent-pink);" />
</div>

<p>Alüminyum folyo ile motoru sarıyorlar, kanatçığı ve burun konisini de kalıplarından kesip taktıklarından sonra<br />
Neticesinde her öğrencinin az çok böyle bir roketi oluyor:</p>

<div style="text-align: center; margin: 30px 0;">
    <img src="/assets/images/ogrenci_roketi_tamamlanmis.png" alt="Tamamlanmış Öğrenci Roketi" style="max-width: 100%; width: 550px; height: auto; border-radius: 8px; box-shadow: 0 8px 24px rgba(0, 200, 255, 0.15); border: 1px solid var(--accent-cool);" />
</div>

<p>Öğrenciler ile beraber basınç merkezi ve ağırlık merkezlerini bulup ona göre stabilite ayarı yapmamız gerekiyordu ancak zaman yetmediğinden roketleri uçuş öncesi elden geçirme işi bize kaldı.</p>

<p>Biz de fırlatma gününden önce her birini elden geçirdik. Basınç merkezini bulmak için aşağıdaki yöntem ile çıkardığımız kartonun ağırlık merkezine baktık ve onu yaklaşık olarak kabul ettik.</p>

<div style="text-align: center; margin: 30px 0;">
    <img src="/assets/images/basinc_merkezi_bulma.png" alt="Basınç Merkezi Hesabı" style="max-width: 100%; width: 450px; height: auto; border-radius: 8px; box-shadow: 0 8px 24px rgba(255, 0, 127, 0.15); border: 1px solid var(--accent-pink);" />
</div>

<p>Ağırlık merkezini ise kolayca bulduk. Basınç merkezi ve ağırlık merkezi birbirine çok yakın çıkınca (Ağırlık merkezi basınç merkezinden en az 1 çap ileride olmalı) Burun konisine roketleri yaparken eklediğimiz oyun hamurunun yetersiz olduğunu anladık. Tabi roket içinde de yer kalmadığından basınç merkezini geriye çekmek dışında bir şansımız yoktu. Elime makası alıp kafamda belirlediğim yeni basınç merkezine göre öğrencilerin roketlerinin kanatçıklarını küçülttüm. Tabi yanımda bulunan arkadaşlarım da fırlatma rampasını bitirmede çok büyük katkılar sundular. O da aşağıdaki görselde. Rokete sabitlenmiş bir pipet fırlatma rampasına roketi sabitliyordu.</p>

<div style="text-align: center; margin: 30px 0;">
    <img src="/assets/images/roket_firlatma_rampasi.png" alt="Fırlatma Rampası Kılavuzu" style="max-width: 100%; width: 550px; height: auto; border-radius: 8px; box-shadow: 0 8px 24px rgba(0, 200, 255, 0.15); border: 1px solid var(--accent-cool);" />
</div>

<p>Heh bir de fırlatmadan önce birkaç tanesine yapılması çok kritik olan sallama testini yaptık başarılı olunca fırlatmaya hazırdık. Onunla alakalı da aşağıdaki görsel bilgi veriyor:</p>

<div style="text-align: center; margin: 30px 0;">
    <img src="/assets/images/roket_sallama_testi.png" alt="Sallama Testi (Swing Test)" style="max-width: 100%; width: 450px; height: auto; border-radius: 8px; box-shadow: 0 8px 24px rgba(255, 0, 127, 0.15); border: 1px solid var(--accent-pink);" />
</div>

<p>Kanatçıkları ne olur ne olmaz diye plastik macunla sabitledik müthiş bir şeymiş fırlatma rampasının birinci şişini boruya sabitlerken de kullandık, kesinlikle bir daha kullanacağım bir malzeme oldu benim için sertleşince kırması imkansız.</p>

<div style="text-align: center; margin: 30px 0;">
    <img src="/assets/images/kanatcik_sabitleme.png" alt="Kanatçıkları sabitlerken ben" style="max-width: 100%; width: 550px; height: auto; border-radius: 8px; box-shadow: 0 8px 24px rgba(0, 200, 255, 0.15); border: 1px solid var(--accent-cool);" />
    <p style="text-align:center; font-style:italic;">Kanatçıkları sabitlerken ben</p>
</div>

<p>Tam 9 adet roketimiz vardı. Tümünü kazasız uçurduk. Evet aerodinamik olarak o kadar iyi değillerdi ama önceden hiç roket yapmamış gençler, çok başarılı bir iş çıkarmışlardı. Eğitmen olmak bir zevkti.</p>

<p>Hatta örnek bir video:</p>

<div style="text-align: center; margin: 30px 0;">
    <video controls="" style="max-width: 100%; width: 640px; height: auto; border-radius: 8px; box-shadow: 0 8px 24px rgba(255, 0, 127, 0.15); border: 1px solid var(--accent-pink);">
        <source src="/assets/videos/roket_firlatma_ani.mp4" type="video/mp4" />
        Tarayıcınız video oynatmayı desteklemiyor.
    </video>
</div>

<p>Son olarak atış alanında bir türlü fırlatma yapamadık komik olan şey krokodil kablolarımız paslıymış. En iyi atışları oradaki görevlilerin verdikleri kabloların ucuna U şeklinde reziztans teli bağlayıp roket motorunun altındaki deliğe kabloyu denk getirerek yaptık. Hikaye bu kadar.</p>]]></content><author><name>Ahmet Arvas</name><email>ahmet.arvas@agu.edu.tr</email></author><summary type="html"><![CDATA[Dersler pek onları ciddiye alamadığımdan beklediğim gibiler. Elbet düzeleceklerdir... onlar düzelmese de başka şeyler düzelir. Hayat spesifik şeylerden spesifik bir hal bekleyemeyecek kadar kısa. Tüm bunlar bir tarafa bazı şeyleri kaydetmek istedim, yakın arkadaşlarımdan Tülin'e geçen web sitesine eklemiş olduğum elimdeki artıklarla yapmaya çalıştığım gif gösteren AI destekli anahatarlığın linkini atmıştım. (https://www.ahmetarvas.tr/projects/2026-01-23-BUILDING-SIMPLEST-AI-KEYCHAIN-FRIEND-YUU.html) Yani basit bir proje idi Ramazan bayramı sonuydu, yeni bir döneme başlayacaktık. Beklemediğim şekilde bundan lise öğrencilerine yaptırıp verelim gibi bir fikir çıktı kendisinden onların mühendisliğe olan ilgileri artar diye, ben de geçmişte roketçiliğe zaman ayırırdım dolayısıyla benden de liseliler için roketçiliğe giriş eğitimi bekleniyordu. Her şeyi kendileri yapmalı diye düşündüm bütçe de bulunmuştu bir yerlerden bayağı elle yatırmayı deneyimlesinler diye A3-8 motorların koyulabileceği küçük bir gövdeyi el işi kağıdını PVC boruya sarıp katman katman tutkallayacakları bir plan kurdum. Bu arada benim dahil olamadığım anahtarlık etkinliğinde lise öğrencileri aşağıdaki gibi bir sistemin sahibi olmuşlar:]]></summary></entry><entry><title type="html">Davranışlar Üzerine Genellemeye Çalıştığım Birkaç Şey</title><link href="https://ahmetarvas.tr/2026/03/21/davranislar-uzerine-genellemeye-calistigim-birkac-sey.html" rel="alternate" type="text/html" title="Davranışlar Üzerine Genellemeye Çalıştığım Birkaç Şey" /><published>2026-03-21T00:00:00+00:00</published><updated>2026-03-21T00:00:00+00:00</updated><id>https://ahmetarvas.tr/2026/03/21/davranislar-uzerine-genellemeye-calistigim-birkac-sey</id><content type="html" xml:base="https://ahmetarvas.tr/2026/03/21/davranislar-uzerine-genellemeye-calistigim-birkac-sey.html"><![CDATA[<p>Bu sayfayı açmanın temel sebebi yazdıklarımın bir yere toplanamamasıydı ben de bir iki notla karşılaştım. Onları görünce birkaç şey daha eklemeye çalıştım. En son okuyunca kafam çok karışınca direkt paylaşmak istedim.</p>

<p>Zaten odaklandığım ana dal mühendislik olduğundan ve psikoloji konusunda bayağı acemi olduğumdan yalnız bunların basit gözlemlerin sonucu olduğunu belirtmek isterim.</p>

<p>İnsan davranışları incelendiğinde özellikle toplumun etkisi çok büyüktür. Ancak bu büyüklük, özünde ideallerini dışarıda görmek isteyen bireyin eseridir. Toplum tanımı benim için yalnızca <em>bireyin gerçekleştiremediği ideallerin toplamı</em> olarak tanımlanabilir. Tanımlanan bu ideallerin realiteden uzaklaşması depresyona neden olabilir özellikle okudukları dolayısıyla farklı bir dünya bekleyenlerin hayatın gerçekliği ile karşılaşması kalıcı ve sistematik bir burukluğa ve muhtemelen böylece depresyona neden olabilir. Elbette bu ifadeler acemi gözlemlerimle elde edilen sonuçlara göre yazılmıştır. Depresyon çok boyutlu ve birçok yönden ele alınması gereken ciddi bir konudur.  Buna rağmen önermemi kabul etmeye devam edersek depresyonun başarılı insanlar ile olan samimiyetinden yola çıkarak zihinlerindeki ideale olan bağlılıklarının savaşını yaşadıklarını söyleyebiliriz.</p>

<p>Gözlemlerime göre insan idealleri vasıtasıyla varolur. Dolayısıyla insanı mutsuz, mutlu, aşık eden de idealleridir. Ancak birinin idea kaynaklı depresyon veya idea kaynaklı varoluş hakkında öz farkında olduğunu sanmıyorum, bu sanrım gördüğüm davranışların kendi davranışlarımdan ne kadar farklı olduğuyla ele alındı.</p>

<p>Bana göre bilinçaltı haberdar olmadıklarımızın yeri olduğundan, insan idealarının bilinçüstünde şekillendiğini, ancak bu şekillenmenin bir beklentiye bilinçaltında dönüştüğünü söyleyebilirim. Aklımda tutmak için buna Don-Kişot etkisi derim. Beklentilerin tümü hiçbir şekilde birey tarafından bilinmez; bilinmesi gerektiğinde tedavi zamanı gelmiş demektir. Doğduktan hemen sonra annenin, hatta havanın bir ihtiyaç hâline gelmesi gerekmesi kökenine dayanan bu zihinsel etki tepki sistemi aynı zamanda bireyin modern sorunlarının temelini oluşturur.</p>

<p>Realite vasıtasıyla kaydedilen yüksek dopaminli anlar, onları hep yaşamak için idealleşir; daha sonra unutulur. Dolayısıyla bilinçaltının bir parçası hâline gelir.</p>

<p>Bu metni yazmamdaki temel sebep aslında bugüne kadarki gözlemlerimle kendini tanımlamaya çalışan bir bireyin realiteden ne kadar uzaklaştığını tayin edebilmekti. Elbetteki bir sayı vermek mümkün değil; ancak bu uzaklığın nelere kadir olduğunu görebiliriz. Özellikle bireyin yanlış bir öğrenme örüntüsüne sahip olması; örneğin yalnız sözler, saf bilgi ve ona göre işe yarayanlarla beslenen bir okurun kötü düşünceden ayrık olması mümkün değildir. Çünkü ideallerinde olan başka bir deyişle <em>bilinçaltına umut olarak kaydedeceği</em> hayat, neticesinde bir insan gözünden bakılacağından ötürü yaşandığında tatmin etmeyecektir ve yaşamın devamlılığı üzerine kuşku doğuracaktır.</p>

<p>En müsterih yol böyle ilimlerle uğraşılacaksa bireyin aynı zamanda evrendeki yeri üzerine doğru çalışmalara yer vermelidir. İnsanın evrendeki yeri aynı zamanda etrafındaki insan topluluğunun nasıl ele alındığıyla ilgilidir.</p>

<p>Bunun bu kadar önem arz etmesinin yegâne sebebi insanın algılarını ideale ideallerini kendisini var etmekte bir araca dönüştürmesinden ötürüdür. İnsanın varoluşu iki temel şeye bağlıdır: var olduğunu algıladığı şeylerle statülenmesi ve var olacağına umut ettiği şeylerle statülenmesi.</p>]]></content><author><name>Ahmet Arvas</name><email>ahmet.arvas@agu.edu.tr</email></author><summary type="html"><![CDATA[Bu sayfayı açmanın temel sebebi yazdıklarımın bir yere toplanamamasıydı ben de bir iki notla karşılaştım. Onları görünce birkaç şey daha eklemeye çalıştım. En son okuyunca kafam çok karışınca direkt paylaşmak istedim.]]></summary></entry><entry><title type="html">Merhaba Dünya</title><link href="https://ahmetarvas.tr/2025/12/22/ilk-yazi.html" rel="alternate" type="text/html" title="Merhaba Dünya" /><published>2025-12-22T00:00:00+00:00</published><updated>2025-12-22T00:00:00+00:00</updated><id>https://ahmetarvas.tr/2025/12/22/ilk-yazi</id><content type="html" xml:base="https://ahmetarvas.tr/2025/12/22/ilk-yazi.html"><![CDATA[<p>Site yayında! Shoutbox’ı deneyin.</p>]]></content><author><name>Ahmet Arvas</name><email>ahmet.arvas@agu.edu.tr</email></author><summary type="html"><![CDATA[Site yayında! Shoutbox’ı deneyin.]]></summary></entry></feed>